BEDRAN FORUM

Kültür, sanat, edebiyat ve tarih.


    SULTAN ANA VE MUNZUR SUYU

    Paylaş

    HeBuN

    Mesaj Sayısı : 21
    Kayıt tarihi : 26/04/09
    Yaş : 39

    SULTAN ANA VE MUNZUR SUYU

    Mesaj  HeBuN Bir Ptsi Haz. 29, 2009 1:26 pm

    Sultan Ana kapı komşumuzdu.

    Eşi, iki çocuğu, babası, annesi, kardeşleri 1938 Dersim İsyanında onun gözleri önünde öldürülmüştü. Sultan Ana yağmur gibi yağan kurşunlar altında üç küçük çocuğunu alıp kaçmayı başarır. Askerler düşer Sultan Ana’nın arkasına. O yıllar Dersim’de ormanlar çok sık. Sultan Ana’nın çocuklarından biri sekiz yaşında, biri altı yaşında iki erkek çocuğu; biri ise daha bir yaşında kızdır. Günlerdir ormanlarda aç susuz askerden kaçtığı için Sultan Ana’nın memelerindeki süt kurumuştur. Sultan Ana’nın küçük kız çocuğu aç kaldığı için ağlar. Kız çocuk ağladığında askerler kız çocuğun sesini duyarak onun izini bulur. Sultan Ana için iki seçenek vardır. Ya üç çocuğuyla birlikte ölecek ya da kız çocuğunu öldürecektir. Sultan Ana geriye kalan iki çocuğunu kurtarmak için kız çocuğunu Munzur Irmağı’na atar. Kaçar.

    Anlatması ne kadar kolay değil mi? Oysa Sultan Ana yaşadıkça bu acıdan kurtulmadı. Bu acıyı hep yüreğinde taşıdı. Ve yaşadıkça Munzur’a attığı kız çocuğu için ağladı.

    Köyümüz Munzur Irmağı’na yaya yarım saat uzaklıktaydı. Ama Sultan Ana küçük kız çocuğunu Munzur’a attıktan sonra asla Munzur’a bir daha gitmedi. Asla bir daha Munzur’a bakmadı. Munzur’un sesini duymadı.

    O çok hastalandığında onu doktora götürmek istedik. Bir şartla kabul etti. Munzur’u görmemek için gözlerini bağlayacak, Munzur’un sesini duymamak için kulaklarına pamuk dolduracaktık.

    Biz de öyle yaptık; Sultan Ana Munzur’u görmesin diye gözlerin kapadık, Munzur’un sesini duymasın diye kulaklarına pamuk doldurduk. Bu, Munzur’u son görüşü oldu Sultan Ana’nın. Sultan Ana hastanede öldü. Hastanede ölüsü geri köye getirdiğimizde vasiyetine uyduk Sultan ananın gözlerin kapadık, kulaklarına pamuk doldurduk. Ölürken bile Munzur’u görmesin, sesini duymasın istedik.

    Bombalarla yakılmış yıkılmış enkazı arasında ağlayarak ağıt dizerek dolaşan Kürt kadınını görünce Sultan Ana’yı anımsadım.

    Bu genç kadın bir daha mutlu olmayı başarabilir miydi acaba?

    Tanrım; bu ne dayanılmaz acı, bu ne bitimsiz çileydi?

    Ne zaman gülecektir kadınlarımız?

    Siz anneler, siz yürekleri taşlaşmış erkekli uyarın. Atılan her bombanın bir Sultan Ana yarattığını unutmayın.

    Atılan her bombanın ölüm olduğunu unutmayın.

    Lütfen artık ölümü alkışlamayın.

    Bırakın ölüm uzak gitsin topraklarımızdan.

    Artık Kürtlere ölümden başka seçenekler sunun!

    Yıllardır onları tehdit ediyorsunuz, bir kez de sevin.

    Bir kez de kucaklayın.

    Bir kez de dinleyin.

    Bakın ne istiyorlar.

    Kürtlerin damlarına bomba yağdırmaktan vazgeçin!

    alıntıdır..metin aktaş

      Similar topics

      -

      Forum Saati Salı Mayıs 23, 2017 4:45 pm